Tıbbi cihazların insan vücuduyla etkileşimi, sadece temas anıyla sınırlı değildir. Özellikle vücut içerisinde uzun süre kalan veya sürekli kullanım gerektiren cihazların, zamanla vücuda salabileceği maddelerin organ sistemleri üzerindeki etkisi hayati önem taşır. biyouyumluluktestleri.com olarak bu yazımızda, ISO 10993-11 standardı kapsamında yürütülen subkronik ve kronik sistemik toksisite testlerini mercek altına alıyoruz.
Sistemik Toksisite Nedir?
Lokal toksisitenin (tahriş veya sitotoksisite gibi) aksine, sistemik toksisite; bir cihazdan salınan kimyasal maddelerin kan dolaşımı yoluyla tüm vücuda yayılarak uzak organlarda (karaciğer, böbrek, bağışıklık sistemi vb.) oluşturduğu olumsuz etkileri ifade eder.
Bu etkilerin gözlemlenmesi, cihazın vücutta kalış süresine göre iki ana kategoriye ayrılır:
- Subkronik Toksisite: Cihazın vücutla 24 saatten fazla ancak toplam yaşam süresinin %10’undan az olduğu durumlarda (genellikle 14 ila 90 gün arası) uygulanır.
- Kronik Toksisite: Cihazın veya materyalin, test organizmasının yaşam süresinin büyük bir kısmında (90 günden fazla) vücutta kalması durumunda yapılan testlerdir.
ISO 10993-11 Standardı ve Test Süreçleri
Tıbbi cihazların biyolojik değerlendirme sürecinin en karmaşık aşamalarından biri olan sistemik toksisite testleri, ISO 10993-11 standardına göre standardize edilmiştir. Bu testler, cihazın son kullanım amacına uygun olarak tasarlanır.
Test Nasıl Uygulanır?
Test süreci genellikle cihazın kendisinden ziyade, cihazdan elde edilen “ekstratlar” (çıkarımlar) üzerinden yürütülür. Cihaz, vücut sıvılarını taklit eden çözücülerde (polar ve non-polar) belirli bir süre bekletilir. Elde edilen bu çözelti, test grubuna uygun yollarla (intravenöz, intraperitonal veya oral) uygulanır.
Gözlemlenen Parametreler
Test süresi boyunca ve sonunda uzmanlar şu verileri analiz eder:
- Klinik Gözlem: Deneklerin genel sağlık durumu, davranış değişiklikleri ve vücut ağırlığı takibi.
- Hematoloji ve Klinik Kimya: Kan değerlerindeki değişimler (karaciğer enzimleri, böbrek fonksiyon testleri vb.).
- Histopatolojik İnceleme: Test sonunda hayati organların mikroskobik düzeyde incelenerek herhangi bir doku hasarı olup olmadığının tespiti.
Hangi Cihazlar İçin Bu Testler Zorunludur?
Her tıbbi cihaz kronik toksisite testi gerektirmez. Ancak aşağıdaki cihaz grupları için bu değerlendirme MDR (Tıbbi Cihaz Regülasyonu) kapsamında kritiktir:
- Kalıcı İmplantlar: Kalp pilleri, ortopedik implantlar, stentler ve meme protezleri.
- Uzun Süreli Temas Eden Cihazlar: Diyaliz ekipmanları, uzun süreli kateterler ve beslenme tüpleri.
- İlaç Salınımlı Sistemler: Vücut içinde yavaş salınım yapan ilaç-cihaz kombinasyonları.
Risk Yönetimi ve Belgelendirme
Biyouyumluluk süreci sadece bir “test yapma” süreci değil, bir risk yönetimi stratejisidir. biyouyumluluktestleri.com olarak, üreticilere sadece test sonuçlarını sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu verilerin ISO 14971 uyarınca nasıl raporlanacağı konusunda da rehberlik ediyoruz.
Subkronik ve kronik toksisite test raporları, teknik dosyanızın (Technical File) en ağırlıklı bölümlerinden birini oluşturur. Eksik veya hatalı tasarlanmış bir test protokolü, Onaylanmış Kuruluş (Notified Body) süreçlerinde ciddi gecikmelere neden olabilir.
Subkronik ve kronik sistemik toksisite testleri, tıbbi cihazların uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır. İnsan sağlığını riske atmamak ve küresel pazarda yasal engellere takılmamak için bu testlerin akredite laboratuvarlarda, doğru metodolojilerle yapılması şarttır.
Üretimini yaptığınız cihazların biyouyumluluk profilini belirlemek ve güvenli bir şekilde pazara arz etmek için biyouyumluluktestleri.com uzman ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
